Murat Salim ŞEREN
Yıl 2001 30 Ağustos Zafer tırmanışı için Ağrı Dağı Zirve hattındayız. Platoya bağlanan buz hattı sabahın ilk saatlerinde cam gibi parlıyor, kramponların gıcırtısı buz vidalarının sesine karışıyor, arkadan gelecek yaklaşık 70 kişilik ekibin güvenli bir şekilde platoya ulaşması için sabit hat kurmakla meşgulüz.
Rüzgar, soğuk ve hızlı tırmanmanın verdiği soluklanma ile hattı bitirmeye çalışırken beliren bir siluet...Hiçbir teknik ekipmanı olmadan gelen Cliff...
-Ne işin var senin burada, hani aşağıda bekleyecektin? dedim. Cam gibi buzun üzerinde zar zor dururken boş gözlerle bakması biraz kızdırmıştı beni.
Son mola noktamız olan 4800 civarında teknik ekip olarak bırakmıştık. Sağlığı iyi, rahatı yerindeydi. Ama o ekiple beraber tırmanmayı seçmişti. Tırmanış başarılı bir şekilde tamamlandı, zirvedeki kalabalık içerisinde 2 yaşındaki Cliff de vardı ve en yüksek zirvesini de tamamlamış oldu.

Ağrı, Erciyes, Hasandağı, Kaçkar, Uludağ, Aladağlar'da zirveler- (İt Oturumu da dahil) başta olmak üzere pek çok kış tırmanışını da yapan Cliff ,o yıllarda pek çok kişinin sevgisini kazanmıştı. Bazı arkadaşlar kıskançlık bile yaptığı oluyordu ki. -"Yuh be bizden daha fazla zirve tırmanışı var " diyen dostlarımızın sayısı az değildi. Cliff, yeri gelir, kampın bekçisi olur, yeri gelir düşen malzemeleri toplar, yeri gelir çığda karda K9 rolünü üstlenirdi. Ama ne olursa oldun kendini en özgür hissettiği yerler dağlardı. Bir Parmakkaya tırmanışında alt ekip olarak bırakmıştık ama kıyametleri de koparmıştı, ben neden tırmanmıyorum diye. :)
.jpg)
Doberman Irkı mensubu kozmetik açıdan orijinal bir canlıydı Cliff. (Kuyruğu ve kulakları estetik kaygılar sebebi ile ameliyat edilmedi)
Birkaç aylıkken dağlara beraber gitmeye başladık, kampı, dağcıyı dağı bu birkaç ay içerisinde öğrendi, zaman zaman 15-20 saat süren çok uzun karayolu yolculuklarına bile dağa gitmek adına katlanırdı. İlk başlarda bazen kucak, bazen ite kakalaya çıktığımız dağlara bir süre sonra ekip lideri gibi önden gider oldu, zaman zaman bazı rotaların daha kolay ama bizim bilmediğimiz noktalarını bile keşfettiği olurdu, kış tırmanışlarında ise hep elinin içinde ya da arkasında dururdu açılan izden giderdi, sanki özellikle öğretilmiş gibi...
Tırmanmaya o kadar uyum sağlamıştı ki 5-6 metrelik bahçe duvarları, tel örgüler, ağaçlar engel olamıyordu ona, bir dönem federasyon kamplarının müdavimi oldu, küçük yaramazlıklarıyla da tabi, yazının başındaki tırmanışta Federasyon Başkanı imzalı bir sertifika bile almış gazetelere bile haber olmuştu "Cliff Seren" olarak. :)

Tabii pek alışık olunmadık bir durumdu dağların zirvelerinde bir Doberman'ın gezmesi. :)
O kadar çok dağcı dostumuz ile anısı var ki Cliff'in ,hayvanları sevmeyen ya da korkan insanları bile kendisine sevdirmişti. Hala kalbimizde ve aklımızda...
Biz insanlar ve doğa ile yaşamaya başladığımız dönemlerden bu yana ortak amaçlarımız olan bu dostlarımızla, biz izin verdiğimiz ölçüde bizimle aktivitelerimize renk katıp can yoldaşı olabiliyorlar.